İlaç Reaksiyonları


Bir ilacın kullanımından sonra gelişen istenmeyen klinik bulguları kapsar ve modern ilaç sağaltımının bir bedeli olarak düşünülebilir. İlaç reaksiyonları çok farklı klinik görünümde ortaya çıkarlar.


En Sık Karşılaşılanlar

Tüm vücuutta kızamık benzeri döküntü %39
Ürtiker / anjioödem %27
Aynı ilaç alındığında hep aynı yerde oluşan mor leke, bazen su dolu kabarcık %16
Eritema multiforme %5.4                           


ilac reaksiyonlariİlaç reaksiyonlarının sıklığı dünyada %6-30 arasında değişir, kadınlarda %35 oranında daha fazla fazla görülür. Çocuk ve yaşlılarda daha enderdir. Ne kadar çok ilaç kullanılıyorsa risk o kadar artar. En çok sorumlu olan ilaçalar ülkelere göre değişmektedir. Örneğin İngiltere'de antiinflamatuar ilaçlar, ACE inhibitörleri, Balkanlarda bunlara ilave olarak antibiyotikler, Hindistan'da ise epilepsi ilaçları ve antibiyortikler ilk sıralardadır. Genelleme yapacak olursak çoğundan antibiyotikler (amoksisilin, ampisilin, trimetoprim-sulfametoksazol), antienflamatuar ajanlar, ateş düşürücüler ve ağrı kesiciler sorumludur. Allerjik reaksiyonlar ilaçların beklenen etkilerine benzemez, çok küçük dozlarda ortaya çıkabilir. İlaç tekrar alındığında reaksiyon da tekrar ortaya çıkar, ne kadar süreceği önceden tahmin edilemez. Allerjik reaksiyonun ortaya çıkmasında ilacın moleküler özellikleri, verilme şekli, kişinin metabolik özellikleri, yaş, genetik ve çevresel özellikler (güneş ışınları) etklidir.

Çok hafif bir deri döküntüsündn, kurdeşene, hatta ölümcül tablolara kadar giden şekilde ortaya çıkabilir. İlk aypılması gereken sorumlu ilacın bulunup kesilmesidir. Tedavi daha sonra klinik bulgulara göre düzenlenir.

İlaç reaksiyonalrının çok tehlikeli olduğu, bir reaksiyon görüldüğünde mutlaka hastaneye başvurulması gerektiği ve o ilacı bir daha kullanmadan hekime danışılmasının şart olduğu unutulmamalıdır.

  Prof. Dr. Sibel Alper

VKV Amerikan Hastanesi Dermatoloji Kliniği, Nişantaşı - İSTANBUL

  444 3 777   |     info@sibelalper.com.tr